Hemodiyaliz nedir? Nasıl yapılır?

Hemodiyaliz

Hemodiyalizde kan diyaliz makinesi ve diyalizör yardımı ile temizlenir.

 Hemodiyaliz nasıl yapılır?

Çoğu zaman hemodiyaliz, doktorlar, hemşireler ve diyaliz teknikerleri gözetiminde hastanelerde veya özel diyaliz merkezlerinde yapılır.

  • Diyaliz makinesi pompa vasıtasıyla kanı vücuttan alarak esnek kan setleri ve diyalizörden geçip tekrar dönmesini sağlar. Heparin verilmesi ya da serum ile yıkama işlemi kanın pıhtılaşmasını önlemek için kullanılır.
  • Diyaliz cihazı (yapay böbrek), içerisinden kanın geçtiği ve fazla sıvıları ve atık maddeleri uzaklaştıran özel bir filtredir. Diyalizör, bir diyaliz makinesi tarafından hazırlanan ve diyalizat ismi verilen özel bir solüsyon yardımı ile kanı temizler.
  • Kan temizlendikten sonra makine vücuda geri gönderir.
  • Hemodiyaliz genellikle haftada üç seans yapılır ve her seans dört saat sürer.

 

Hemodiyaliz sırasında temizlenmek üzere kan nasıl alınır ve hastaya geri verilir?

Hemodiyaliz için en sık kullanılan üç vasküler giriş yolu santral venöz kateterler, arteriovenöz (AV) fistül ve sentetik greftlerdir.

  1. Santral Venöz Kateter
  • Acil hemodiyalize başlama kararı verildiğinde, vasküler giriş yolu veya santral venöz kateter yerleştirlmelidir. Vasküler giriş yolu, hastanın kanının vücuttan alınıp yapay böbrek veya diyalizöre getirilip temizlenmesine veya filtre edilmesine izin verir.
  • Bu damar yolu yöntemi, bir fistül veya greft hazır oluncaya kadar kısa süreli kullanım için idealdir.
  • Boyun, göğüs veya bacakta kasığa yakın bölgeden büyük bir damara (sırasıyla internal juguler ven, subklaviyen ven ve femoral venler) bir kateter yerleştirilir. Bu kateterden diyaliz için 300 ml/dk’dan fazla kan çekilebilir.
  • Kateterler iki lümenli esnek içi boş tüplerdir. Kan hastanın vücudundan bir lümenden alınıp diyaliz makinesine gider ve diğer lümen aracılığı ile vücuda geri gönderilir.
  • Venöz kateterler özellikle acil vakalarda, hemodiyaliz için acil ancak geçici bir damar erişim yoludur.
  • Tünelli (uzun süre kullanılabilir) ve tünelsiz kateterler (birkaç hafta kullanılabilir) olmak üzere iki tip venöz kateter mevcuttur.

 

  1. AV Fistül
  • Uzun süre hemodiyaliz kullanımı için en iyi ve en yaygın kullanılan damar erişim yolu arteriovenöz (AV) fistüldür. Daha uzun süre kullanılabilir, enfeksiyon ve tıkanma riski daha düşüktür.
  • AV fistül ön kolda bileğe yakın yerde radyal arterin sefalik vene cerrahi olarak bağlanması ile oluşturulur.
  • Atardamarda kan basıncı yüksek kan akımı hızlı olduğu için atardamardan toplardamara kan akışı olur. Birkaç hafta veya ay sonra, toplardamar genişler ve duvarları kalınlaşır. AV fistülün bu şekilde olgunlaşması zaman alır. Bu nedenle açılır açılmaz hemen diyaliz için kullanılamaz.
  • Hemodiyaliz için iki büyük iğne fistüle yerleştirilir, bir iğne diyalizöre kan taşırken diğeri temizlenmiş kanı vücuda geri döndürür.
  • AV fistül iyi korunursa uzun yıllar açık kalır. Günlük aktiviteler, AV fistülün olduğu kolla rahatlıkla yapılabilir.

 

AV fistül niçin özel bakım gerektirir?

  • SDBH olan bir hastanın yaşamı düzenli ve yeterli hemodiyalize bağlıdır. AV fistül kronik hemodiyaliz için gerekli olan kalıcı bir damar erişim yoludur. Kronik hemodiyaliz tedavisi alan bir hasta için AV fistül hayata bağı gibi değerlendirilebilir. AV fistül özel bir bakım ile uzun süre yeterli kan akımı sağlayabilir.
  • AV fistülde yüksek basınçlı hızlı bir kan akımı mevcuttur. Böyle genişlemiş damarlara kaza sonucu hasar oluşması aşırı kanamaya yol açabileceği gibi, fazla miktarda kanamaya bağlı da hayati tehlike oluşturabilir. Dolayısı ile AV fistül damarlarını korumak için özel bir dikkat gösterilmesi zorunludur.

 

AV Fistül bakımı

AV fistülün düzenli bakımı ve korunması, yıllarca kan dolaşımının yeterli olmasını sağlar. Bir fistülün daha uzun süre sağlıklı ve açık tutulması için başlıca önlemler şunlardır:

 

  1. Enfeksiyonun önlenmesi

Vasküler giriş yerinin olduğu kol her gün ve her diyaliz işleminden önce yıkanarak daima fistül yeri temiz tutulmalıdır. Diyalize bağlanır iken ve diyaliz süresince aseptik tekniklere uymak önemlidir.

 

  1. AV fistül korunması
  • Vasküler erişim yeri sadece diyaliz için kullanılmalıdır. AV fistül bölgesinden intravenöz enjeksiyon, kan alma ya da kan basıncı ölçülmesine izin verilmemelidir.
  • AV fistülde hasar oluşturulmamalıdır. Vasküler giriş koluna mücevher veya kol saati takılmamalı, sıkı kıyafetler giyilmemelidir. AV fistüle kazara zarar vermek hayatı tehdit eden ani yüksek miktarda kanamalara neden olabilir.
  • Kanamayı kontrol altına almak için diğer elle kanama yerine sıkı bir basınç ve bandaj uygulanmalıdır. Kanama kontrol altına alındıktan sonra doktor ile iletişime geçilmelidir. Kan kaybını kontrol etmeden, yardım için hastaneye gitmek akıllıca değildir ve tehlikeli olabilir.
  • Damar giriş yeri olan kol ile ağır eşyalar kaldırılmalı ve üzerine basınç uygulanmamalıdır. AV fistül olan kol üzerine yatılmamalıdır.

 

  1. AV fistülün düzgün çalışıp çalışmadığından emin olun

AV fistüldeki kan akışı günde 3 kez (kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerinden önce) titreşim (tril olarak da bilinir) hissedilerek düzenli olarak kontrol edilmelidir. Titreşim yok ise doktor veya diyaliz ünitesinden hemşire ile derhal iletişime geçmeniz gereklidir. Fistül içerisinde bir kan pıhtısı oluşmuş olabilir. Pıhtıyı saptamak ve zamanında pıhtıyı eritmek veya uzaklaştırmak AV fistülü kurtarabilir.

  • Düşük kan basıncı, AV fistül tıkanma riski taşır ve bu nedenle önemlidir.

 

  1. Düzenli egzersiz

AV fistül olan kolun düzenli egzersizi fistülün olgunlaşmasını sağlar. Hemodiyaliz başladıktan sonra bile fistüllü kola düzenli egzersiz yaptırılması AV fistülün gelişmesine yardımcı olur.

 

  1. Greft
  • Bir arteriyovenöz greft, AV fistül için yeterli damar bulunamadığında veya AV fistül durduğunda kullanılabilen başka bir uzun vadeli diyaliz damar erişim yoludur.
  • Greft yönteminde atardamar, deri altına yerleştirilen kısa bir süni yumuşak tüp parçasıyla toplardamar ile birbirine bağlanır. Diyaliz tedavisi sırasında iğneler bu greftte yerleştirilir.
  • AV fistüle oranla, AV greftler pıhtılaşma ve enfeksiyon gelişimi açısından daha yüksek riske sahiptir. AV greft ömrü genellikle fistülden daha kısadır.

 

Hemodiyaliz makinesinin fonksiyonları nelerdir?

  • Makine özel bir diyaliz solüsyonu (diyalizat) hazırlar ve kanın temizlenmesi için diyalizöre gönderir.
  • Makine her hastanın ihtiyacına göre modifiye edilen elektrolit konsantrasyonunu, sıcaklığını, verilen diyalizatın hacim ve basıncını titizlikle ayarlar ve izler. Diyaliz solüsyonu istenmeyen atık ürünleri ve fazla sıvıyı diyalizör içerisinden geçirerek vücuttan uzaklaştırır.
  • Hastanın güvenliği için, makine diyalizörden kan kaçışının veya kan dolaşımındaki havanın tespit edilmesi gibi çeşitli güvenlik cihazlarına ve alarma sahiptir.
  • Bilgisayarlı hemodiyaliz makinelerinin ön ekranında çeşitli parametreler ve farklı alarmlar gösterilir, bu uygulamada kolaylık, doğruluk, güvenlik ve monitörizasyonu sağlar.

 

Diyalizörün yapısı nasıldır ve kanı nasıl temizler?

Diyalizörün yapısı

  • Diyalizör (yapay böbrek) diyaliz işlemi sırasında kanı temizleyen bir filtredir.
  • Diyalizör yaklaşık 20 santimetre boyunda ve 5 santimetre genişliğinde sentetik yarı geçirgen bir membrandan oluşan binlerce içi boş tüp şeklinde lif içeren plastik bir silindirdir.
  • Bu içi boş lifler silindirin alt ve üst ucunda birbiri ile bağlantılıdır ve bu “kan kompartmanını” oluşturur. Kan bu boşluklu liflerin açık kısmından kan kompartmanının içine girer ve temizlendikten sonra diğer taraftan çıkar.
  • Diyaliz solüsyonu diyalizörün bir ucundan girer, liflerin etrafından akar (“diyalizat kompartmanı”) ve diğer taraftan çıkar.

 

Diyalizörde kanın temizlenmesi

Hemodiyalizde kan hastanın damar yolundan tüplere doğru akar ve diyalizörin bir ucuna doğru binlerce kapiller benzeri boşluklu liflere dağıtılmak üzere ilerler. Diyaliz solüsyonu diğer bir uçtan girer ve bu liflerin etrafından diyalizörün “diyalizat kompartmanında” akar.

 

  • Her dakikada, yaklaşık 300 ml kan ve 600 ml diyaliz solüsyonu diyalizör içerisinde sürekli karşılıklı olarak akar. Diyalizatı ve kanı birbirinden ayıran boşluklu liflerin yarı geçirgen membranı atık ürünlerin ve aşırı sıvının kandan diyalizat kompartmanına geçişine izin verir.
  • Kan temizlendikten sonra diyalizörün diğer ucundan çıkar. Kandan uzaklaştıırlan toksik maddeleri ve fazla sıvıyı içeren diyalizat kanın girdiği yerden diyalizörün diğer ucundan çıkar.
  • Hemodiyaliz sırasında, hastanın kanı sürekli dönerek yaklaşık on iki defa diyalizörden geçer. Dört saatlik diyaliz sonunda, kan üre ve serum keratin seviyeleri oldukça azalır, fazla sıvı uzaklaştırılır ve elektrolit seviyeleri düzeltilir.

 

Diyalizat nedir ve hemodiyalizdeki fonksiyonu nedir?

  • Diyalizat (diyaliz solüsyonu) hemodiyaliz sırasında kullanılan, atık ürünleri ve fazla sıvıyı kandan uzaklaştıran özel bir sıvıdır.
  • Standart diyalizat bileşimi normal ekstrasellüler sıvıya benzer, ama hastanın ihtiyacına bağlı olarak modifiye edilebilir.
  • Diyalizat üretici firma tarafından 30/1 oranında saf su ve diyalizat konsantrasyonu karıştırılarak hazırlanır.
  • Diyalizat konsantrasyonu elektrolitleri, mineralleri ve bikarbonatı içeren satışa hazır halde bulunan özel bir sıvıdır.
  • Diyalizatı oluşturmak için kullanılan su sırasıyla kum filtresi, kömür filtresi, su yumuşatıcı, ters osmoz, deiyonizasyon ve ultraviyole filtrasyon ile arındırılır. Bu işlemlerin ürünü, tozdan, saf olmayan maddelerden, kimyasallardan, minerallerden, bakterilerden ve endotoksinlerden arındırılmıştır.
  • Suyun dikkatle arıtılması ve kalitesinin izlenmesi, hastaların su ile bulaşan risklerden korunması için önemlidir. Hastalar her hemodiyaliz seansı sırasında yaklaşık 150 litre suya maruz kalır.

 

Hemodiyaliz nerede yapılır?

Hemodiyaliz genelde hastanede veya doktor gözetiminde olan eğitimli personeller tarafından diyaliz merkezlerinde yapılır. Genel durumu stabil bazı hastalarda evde yapılabilir. Evde yapılan hemodiyaliz hasta ve yakınlarının uygun eğitimini, yeterli alanı ve maddi kaynak gerektirir.

 

Hemodiyaliz ağrılı mıdır? Hemodiyaliz sırasında hastalar ne yapar?

 

Hemodiyaliz tedavisi ağrılı değildir. Uygulamanın başlangıcında kan seti hastaya bağlanırken damar içi iğnenin yerleştirilmesi sırasında hafif bir ağrı hissedilebilir. Ayaktan tedavi ile hastalar haftada üç kez hastaneye veya diyaliz merkezine gider ve evlerine geri dönerler.

Tedavi sırasında hastalar dinlenir, uyur, okur, müzik dinler veya televizyon izlerler. Bu süre içinde hafif atıştırmalıklar ve sıcak veya soğuk içecekler bile alabilirler.

 

Hemodiyaliz sırasındaki sık sorunlar nelerdir?

Hemodiyaliz sırasında yaygın problemler düşük kan basıncı (hipotansiyon), halsizlik, kusma, kas krampları, güçsüzlük ve baş ağrısıdır. Bu yan etkiler diyaliz seansı öncesinde hemodinami ve volüm durumunun doğru değerlendirilmesi ile önlenebilir. Seanslar arası kilo alımı, serum elektrolitleri ve hemoglobin seviyesi oldukça iyi izlenmelidir.

Yeni yazılardan haberiniz olsun isterseniz mail adresinizle abone olabilirsiniz

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*